Sonraki Önceki
EMİNE ERDOĞAN, GELENEKSEL DARÜLACEZE İFTARINA KATILDI
Darülaceze Başkanlığı’nın geleneksel olarak düzenlediği iftar programında Cumhurbaşkanımızın Eşi Saygıdeğer Hanımefendi Emine Erdoğan, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Zehra Zümrüt Selçuk, Darülaceze İdare Meclisi Üyelerimiz, sakinlerimiz, gönüllülerimiz ve personelimiz ile bir araya geldik.

Program öncesinde misafirlerimiz kurumumuzu gezerek sakinlerimiz ile sohbet ettiler.

Kuran-ı Kerim Tilavetiyle başlayan iftar programımızda gönüllülerimizden Asuman Karaşabanoğlu, Başkanımız Hamza Cebeci, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Zehra Zümrüt Selçuk ve Emine Erdoğan konuşma yaptı.

Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi yaptığı konuşmada, katılımcıların ramazanlarını kutlayarak, iftar sofrasında Darülaceze sakinleriyle bir araya gelmekten duyduğu mutluluğu dile getirdi. 

Ramazan ayının her yıl hayatın hızlı trafiğini yavaşlatan önemli bir zaman dilimi olduğunu ifade eden Sayın Erdoğan, "Orucu, yalnızca belli saatler içinde aç kalarak değil, her türlü aşırılıktan uzak durarak tutuyoruz. Hem ruhumuz hem bedenimiz şifa buluyor. Bununla da kalmıyor, kalabalık sofralar etrafında buluşarak sosyal dayanışma duygularımızı güçlendiriyoruz." diye konuştu.

Son yıllarda yaygın biçimde "Nerede o eski ramazanlar" serzenişinde bulunduklarını dile getiren Sayın Erdoğan, şöyle devam etti:

"Çünkü hayatımızda pek çok şey değişti. Çocuklarımızı anneanneler, babaanneler değil, bakıcılar büyütüyor. Evler küçülüp, ziyaretler seyrekleştikçe kuşaklar arası fark derinleşiyor. Yaşlılarımızın bilgeliği hayattan çekiliyor. Birbirini anlamakta güçlük çeken, aynı ana dili konuşsa da anlaşamayan insanlar haline geliyoruz. Oysa bizim geçmişimizde, nesillerin bir arada yaşadığı kalabalık aile kültürü hakimdi. Bu aile hiyerarşisi içinde, aile büyüklerinin yeri hep en tepede idi. Çünkü bizim medeniyet anlayışımızda ak saç, ak sakal, elden ayaktan düşmek ve yaşamın kenarına itilmek demek değildi. O ak rengin içinde, damıtılmış hayat bilgisi ve tecrübe vardı." 

Emine Erdoğan Hanımefendi, yaşlılığın, insanın hayata dair bildiklerinin en üst seviyeye eriştiği bir dönem olduğunu aktararak, gençleri, büyükanne ve dedeleri ya da Darülaceze gibi kurumlardan istifade eden büyükleri ile vakit geçirmeye davet etti. 

Büyüklerin yüzlerindeki her çizginin bir ansiklopedi olduğunu belirten Erdoğan, "O ansiklopedileri bol bol okuyun. Emin olun internetteki hiçbir arama motorunun size sunamayacağı bilgilerle karşılaşacaksınız. Allah, Kuran-ı Kerim'de şöyle buyuruyor; 'Rabbin, ondan başkasına kulluk etmemenizi ve anne babaya iyilikle davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara 'öf' bile deme ve onları azarlama, onlara güzel söz söyle.' Büyüklere güzel muamele, en başta bize Rabbimiz tarafından verilmiş bir ödevdir." ifadelerini kullandı.

Yarının Anneler Günü olduğunu hatırlatan Sayın Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Anne kavramı, bizim için yılın yalnızca bir gününde hatırlanıp kutlanacak bir değer değil, cennetin müjdecisidir. 'Cennet anaların ayağının altındadır' hadis-i şerifi, anneye yapılan güzel muamelenin, cennetlik bir tutum olduğunu anlatır bizlere. İnsanın yetmişinde bile, canı yandığında ağzından çıkan ilk kelime, anne oluyor. İnsan kendisi anne baba, büyükanne dedeyken bile annesinden kuvvet alıyor. Dertler denizinin ortasına düştüğünde, yalnızca annesine sığınmak istiyor. Dünyanın en ünlü şeflerinin yemeğini yese bile, hiçbir şey anne yemeğinin yerini tutmuyor. İçi daralıp sıkıştığında anne duası, kurşun geçirmez bir zırh giymişçesine yenilmez hissettiriyor. Anne yalnızca bir kişi değil, birçok duygunun, en çok da güven duygusunun karşılığı bir varlıktır. Rabbim, tüm annelere uzun ömürler versin. Hiçbir çocuk annesiz büyümek zorunda kalmasın. Kader planının bir parçası olarak, çeşitli sebeplerle fakat belki de en çok savaşlar sebebiyle annesiz büyümek zorunda kalan milyonlarca çocuk var. Bu özel günde, anne deyince yüreği yangın yerine dönen o çocukları da hatırlamalıyız." 

Annelik gibi üstün bir sıfatın, tüketim çılgınlığına kurban verilmeden, manasına odaklanılması gerektiğini anlatan Sayın Erdoğan, annelerin ve büyüklerin olmaları gerektiği gibi, en doğru makamlara yerleştirilmesi ve evin başköşesinin onlara açılması gerektiğini vurguladı. 

Sayın Emine Erdoğan, ramazanın gerçek anlamını idrak etmenin bu ahlaki olgunluğa erişme çabasıyla mümkün olduğunu ifade ederek, "Rabbim hepimize bu idrak ile taçlanan yaşamlar nasip etsin. Eski ramazanlara hasret kalmadığımız ramazanları doya doya yaşamayı mümkün kılsın." dedi. 

Program dolayısıyla Darülaceze yetkililerine teşekkür eden Erdoğan, yaşlılara bir nadide çiçeğe davranır gibi davranan merhametli yürekleri saygıyla selamladığını söyledi. 

İftar programımız günün anısına çekilen fotoğraflarla son buldu.
Listeye Geri Dön

BİZE ULAŞIN

  • Adres: Darülaceze Cad. No:51 Okmeydanı - ŞİŞLİ / İSTANBUL

  • Telefon: (0212) 210 18 95 (Pbx)
    Faks: (0212) 210 18 96

  • E-posta: darulaceze@darulaceze.gov.tr

E-POSTA BÜLTEN

  • Yenilik ve haberlerimizi en kısa sürede almak için bültenimize kaydolun.