Sonraki Önceki
İSTANBUL MÜFTÜLÜĞÜ EĞİTİM VE FARKINDALIK SEMİNERİ DARÜLACEZE'DE GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Birlikte yapılan kahvaltının ardından başlayan seminere İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, İl Müftü Yardımcısı Veysel Işıldar, İl Müftülüğü Koordinatörleri Birsen Kapıcıoğlu ve Şükrü Teke ile Başkanımız Hamza Cebeci, Başkan yardımcılarımız ve Müftülük personeli katıldı.

Müftü Yardımcısı Veysel Işıldar'ın Kur'an tilavetiyle başlayan seminerde Başkanımız Hamza Cebeci'nin selamlama konuşmasının ardından İl Müftümüz Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz "Yeni sezon danışmanlık faaliyetleri değerlendirmesi" başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Başkanımız Sayın Hamza Cebeci konuşmalarında şunları söyledi:

"Çok kıymetli İl Müftüm, değerli Diyanet Teşkilatı mensupları, Darülaceze’nin değerli yöneticileri ve kıymetli hazirun hepinizi saygıyla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.

Günün erken saatinde İstanbul’un çeşitli semtlerinden kalkıp buraya kadar geldiniz, bunun karşılığını İnşallah Rabbim size kat ve kat verecektir.

Başta böyle bir program için Darülaceze Yerleşkesini seçtiklerinden dolayı İstanbul Müftülüğüne, Sayın Müftümüze ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Kahvaltıyı üstlenen Darülaceze Vakfı’na teşekkür ediyorum. Bu koordinasyonu sağlayan, her hafta gelen sakinlerimizle ilgilenen arkadaşlara ve onlarla birebir çalışan Genel Koordinatörümüz Mehmet Ayhan Ömeroğlu’na teşekkür ediyorum.

Darülaceze ile alakalı konuşmaya başlarsak çok uzun sürer. Darülaceze’nin mevcut yerleşkesiyle alakalı bazı videolar gösterdik. Yeni yapacağımız Sosyal Hizmet Şehrini ve hemen 20 metre arka tarafta bulunan otopark alanına; öğrenci yurdu, geriatri kampüsü ve ticari alanlar yapacağız. Her iki projenin ardından üçüncüsü Anadolu Yakası’nda yapılacak olan Sosyal Hizmet Şehrin’inin ve bu 3 büyük projenin arkasından olan Sayın Cumhurbaşkanımıza da huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Öğrenci yurdunu projemizi kendi kaynaklarımızla yapacak durumdayız. Darülaceze güçlü bir müessese. Yapacağımız yurttan, ticari alandan para kazanacağız. Diğer yapacağımız Sosyal Hizmet Şehrini para kazanmak için değil millete hizmet etmek için yapacağız. Burası yapılırken de dünya çapında bir kampanya yapılmış. Mısır’dan bile buraya yardımlar gelmiş. Abdülhamit Han cebinden 10 bin altın, eşyalarını satarak 7 bin altın bağışlamış. Toplam 72 bin altına burası yapılmış. 123 yıldır da hizmetine devam ediyor. Biz sadece geçmişle övünmek, geçmişi anlatmak değil; geleceğe de ışık tutacak, asrın şartlarına ve gelecek nesilleer hitap edecek projeler yapmak zorundayız. 

Üstad diyor ya; "Biz ne harabiyiz, ne harabatiyiz, biz kökü mazideki atiyiz." Maziyi ihmal etmeyeceğiz ama geleceğe de örnek olacak projeler yapacağız ve dünyayı peşinden sürükleyen bir yapıya sahip olacağız. 

Kur'an ayetlerini dinlediğiniz zaman bu sahada da bizim başka milletlerin peşinden gidiyor olmamız  bizim kendimizde olmadığımızı gösterir. Üstad der ki; "Elde Kur’ân gibi bir mu’cize-i bâki varken, Başka burhan aramak aklıma zâid görünür. Elde Kur’ân gibi bir burhan-ı hakikat varken, Münkirleri ilzam için gönlüme sıklet mi gelir?"

Buraya Çin’den, Almanya’dan, Şangay’dan, Japonya’dan kısacası dünyanın her yerinden ziyaretçi geliyor. Ayda ortalama 10 bin kişi ağırlıyoruz. 30 üniversiteden 300 küsür stajyerimiz var. Rasgele stajyer almıyoruz. Stajyerlerin hepsiyle özel mülakatlar yapıyoruz.

Ben 67 yaşındayım. 50 küsür yıldır memlekette olan bitenleri takip ediyoruz. 50 yılını da canlı yaşayanlardan dinleyerek nigehbahız. Bu memlekette 141, 142 ve 163 diye 3 tane madde vardı. 141 ve 142 sol görüşlüler için düşünce yasağıydı. 163 ise dindar için düşünce yasağıydı. Allah’ın adı peygamberin sünnetiyle başladığın zaman suçlu sayılırdın. Bir arkadaşım bu maddeden dolayı 8 sene yattı. Allah rahmet eylesin Muhsin Yazıcıoğlu o da bir o kadar yattı. Sonra;  "suçun yokmuş çık dışarı" dediler. Böyle kısıtlamalar olur mu? Böyle bir anlayış olur mu?

Şimdi bende diyorum ki; "bu düşünce yasaklarını Turgut Özal kaldırdı. Bunlar düşünce yasağıydı ama şimdi düşünemez olduk."

Batıda aile yapısı çöküyor. Almanya’da her 100 evin 50’sinde 1 kişi oturuyor. İtalya’da boşanma oranı yüzde 60. Bizde kötüye gidiyoruz bazı noktalarda. Bizim burada psikologlarımız var. Onlara diyorum ki; Batıdan devşirdiğimiz psikolojik metodlar yeterli olsaydı, batıda aile yapısı çökmezdi. Bazen diyorum psikologların psikologlara gitmesi lazım.

Geçenlerde Hürriyet Gazetesi bir ödül töreni yaptı. Ahmet Hakan, Hürriyet Gazetesi’nin önemli bir yazarı. O ödül töreninden bir gün sonra köşesinde şöyle yazdı: "Herkes ödülünü alırken rahattı ama ben hala heyecanlıydım. İmam Hatiplilikten üzerimde kalan ezikliği hala atamadım."

Bu ezikliği silkip atacağız. Bir milleti batıranda, bir milleti çıkaranda o milletin okumuş neslidir. Bunu iddialı söylüyorum. Bu milleti düzeltecek yegane ekip Diyanet’in kadrosu olmalıdır. Neden bunu söylüyorum. İnsanları Hakk’a ve doğruya çağıran Allah’ın sözünden daha sağlam bir söz olamaz. Onun için bu işin çıkışı bu kadroyla olacak."


İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmetler Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Abdülhakim Beki'nin konuşmasının ardından çekilen hatıra fotoğrafı ile seminer sona erdi.
Listeye Geri Dön

BİZE ULAŞIN

  • Adres: Darülaceze Cad. No:51 Okmeydanı - ŞİŞLİ / İSTANBUL

  • Telefon: (0212) 210 18 95 (Pbx)
    Faks: (0212) 210 18 96

  • E-posta: darulaceze@darulaceze.gov.tr

E-POSTA BÜLTEN

  • Yenilik ve haberlerimizi en kısa sürede almak için bültenimize kaydolun.