Darülaceze, İyi Uygulama Örneği Olarak Birleşmiş Milletler 64. Sosyal Kalkınma Konferansı’nda Tanıtıldı
Darülaceze, İyi Uygulama Örneği Olarak Birleşmiş Milletler 64. Sosyal Kalkınma Konferansı’nda Tanıtıldı
Türkiye’nin 130 yıllık şefkat ve sosyal dayanışma geleneğini temsil eden Darülaceze, kapsayıcı uzun dönem bakım modeliyle Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen yan etkinlikte ‘iyi uygulama örneği’ olarak tanıtıldı. 2 Şubat 2026’da New York’taki etkinliğe üye ülkelerin temsilcileri ve uluslararası kuruluşlar katıldı.
T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur Özdemir Göktaş’ın himayelerinde düzenlenen etkinliğin ev sahipliğiniAile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığını temsilen Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan ve Darülaceze Başkanı Esra Ceceli İslam yaptı.
Darülaceze Başkanı Esra Ceceli İslam’ın açılış konuşmasının ardından gösterilen Darülaceze tanıtım filmi katılımcılardan büyük ilgi gördü. İslam, açılış konuşmasında, Darülaceze’nin Sultan II. Abdülhamid Han tarafından 1895 yılında, İstanbul’daki Müslüman, Hristiyan ve Yahudi toplulukların ortak katkılarıyla kurulduğunu hatırlatarak, “Darülaceze, kuruluşundan bu yana insanlığa din, dil, ırk, mezhep ayrımı gözetmeden hizmet etmeyi temel ilke edinmiştir” dedi.
Darülaceze’nin dünyada benzeri az görülen bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan İslam, kurumun özel yönetim yapısı ve devlet bütçesine yük olmayan bağımsız mali sistemiyle 130 yıldır kesintisiz hizmet verdiğine dikkat çekti. İslam, “Bağışçılarımız, Darülaceze’ye yaptıkları bağışlarla hem kendi geleceklerini güvence altına alıyor hem de bakıma muhtaç bireylerin yaşamlarına doğrudan katkı sağlıyor. Bu dayanışma modeli, Darülaceze’yi savaşlar, krizler ve büyük toplumsal dönüşümler karşısında ayakta tutan en önemli güçtür” ifadelerini kullandı.
“130 YILLIK SÜRDÜRÜLEBİLİR ÖZEL BİR MODEL”
Konuşmasında Darülaceze’nin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın gözetimi altında faaliyet gösterdiğini belirten İslam, bu yapının hizmet kalitesinin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıdığını söyledi. İki farklı kampüste sunulan fiziki ve sosyal imkânlara da değinen İslam, Darülaceze’nin geleceğe yönelik büyüme ve iş birliği vizyonunu paylaşarak, “Nüfusu hızla yaşlanan dünyada, sürdürülebilir yaşlı bakım modellerinin geliştirilmesi için tüm ülkelerle tecrübemizi paylaşmaya ve iş birliğine hazırız” dedi.
Etkinliğin açılış konuşmacılarından Katar Sosyal Gelişim ve Aile Bakanı Buthaina bint Ali Al Jabr Al Nuaimi ise küresel ölçekte artan yaşlı nüfus, kronik hastalıklar ve zayıflayan aile bağlarının, kapsayıcı ve uzun süreli bakım sistemlerini zorunlu hale getirdiğini vurguladı. Al Nuaimi, “Darülaceze’nin insan onuru, şefkat ve eşitlik temelli modeli, yalnızca teorik bir yaklaşım değil, sahada başarıyla uygulanmış bir örnektir. Devletler bu modelden ilham alarak ortak politikalar geliştirmelidir” diye konuştu.
Bir diğer açılış konuşmacısı Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan da dünyada ortalama yaşam süresinin 74 yıla yükseldiğini ve önümüzdeki 50 yıl içinde 65 yaş üstü nüfusun 2,2 milyara ulaşmasının beklendiğini hatırlattı. Çalışkan, “Türkiye’de sosyal politikalar, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıyla şekillenmektedir. Darülaceze, bu anlayışın tarihsel ve kurumsal karşılığıdır” ifadelerini kullandı.
Azerbaycan Cumhuriyeti Çalışma ve Nüfusun Sosyal Korunması Bakan Yardımcısı Hidayat Abdullayev ise Darülaceze’nin 130 yıllık tecrübesinin yalnızca bir kurum tarihi değil, aynı zamanda evrensel değerler sistemi sunduğunu belirterek, “Bu modeli asıl güçlü kılan, yaşından ziyade insan onurunu merkeze alan yönetim anlayışıdır” dedi.
“DARÜLACEZE, TÜM DÜNYAYA ÖRNEK OLABİLECEK PARLAK BİR MODEL”
Etkinliğin onur konuğu olarak kürsüye gelen Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı Diene Keita, Türkiye’yi ve Darülaceze’yi kapsayıcı uzun dönem bakım hizmetleri alanında tüm dünyaya örnek olabilecek “parlak bir örnek” olarak nitelendirdi. Konuşmasında uzun dönemli bakıma erişimin ve bu süreçte ailelerin desteklenmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çeken Keita, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun (UNFPA) aktif ve sağlıklı yaşlanma politikalarını desteklediğini yineledi.
İnsan merkezli bakış açısının önemine vurgu yapan Keita, bu bağlamda bakım yükünü sıklıkla üstlenen kadınların yaşadığı zorlukların ayrıca ele alınması gerektiğinin altını çizdi. Keita, konuşmasını Türk kültürüne atıfta bulunarak verdiği anlamlı bir mesajla sonlandırdı: "Bir Türk atasözünün de dediği gibi ‘su akarken testiyi doldurmak lazım’. Gelin bu fırsatı kullanalım ve gelecek nesillere aktif yaşlanma imkanı sunan sağlam bir temel kuralım".
Açılış konuşmalarının ardından, Darülaceze Özel Kalem Müdürü Elif Şentürk Gül’ün moderatörlüğünde düzenlenen panele geçildi.
Panelistlerden BM Pakistan Daimi Temsilcisi Asım İftikhar Ahmad da Darülaceze’nin, şefkat ve toplumsal dayanışmanın uzun vadeli ve başarılı bir modele nasıl dönüşebileceğinin somut bir kanıtı olduğunu söyledi. Panelde söz alan Slovenya temsilcisi Ondina Blokar Drobic ve Avusturya temsilcisi Stephen Pretterhofer de kendi ülkelerindeki uzun dönemli bakım sistemlerine ilişkin tecrübelerini paylaşırken, Uluslararası Yaşlanma Federasyonu BM Baştemsilcisi Cynthia Stuen, Darülaceze’nin toplumsal kriz koşullarında doğmuş olmasının, günümüz küresel sorunları açısından modeli daha da anlamlı kıldığını ifade etti.